Sevmek için bir nedenin olmadıysa, yani nedensiz sevmişsen eğer birini, onu unutmak, ondan vazgeçmek için de bir nedenin olmuyor. İnsan bünyesi sevmek için bir ‘neden’e ihtiyaç duymuyorken vazgeçmek için illaki bir ‘neden’ istiyor. Yeşeren fidan ağaca dönüşüyor sonra birden yaprakları dökülüyor, belki bir kaç bahar tekrar yeşermeyi bekliyor sonra ondan da vazgeçiyor. Yanında başka yeşeren bir fidan ve kurumuş diğerleri ama o, ne ölüyor, ne büyüyor. Zaman zaman ağırlığını hissettiğin içine kök salmış bir şeye dönüşüyor.
bunu arşivlerim arasında buldum. 3-4 yıl önceki büyük sıkıntıların ürünü.
baktım, yoksun,
baktım, yok.
ve kafamı siken binlerce düşünce…
bir anda belirip gidiyorlar, izin vermiyorum daha fazlasına.
umursamadığım zamanlar da oluyor elbette,
siktir et dediğim,
zihnimin dehlizlerinden söküp attığım zamanlar seni.
nöbetleşe geliyor lan sensizlik,
her seferinde 220’yi yiyiyorum sanki vücuduma.
bir ürperti geliyor…
ve derin bir ah çekerek atıyorum içimdeki karabasanlarını.
lanet ediyorum, sensizken seni hissetmeye çalışan sefil duygularıma.
bağırıyorlar sana olan tutkularını, aşklarını…
susturmaya çalışıyorum,
olduramıyorum.
çok canım sıkılıyor…
çok canım sıkılıyor…